Türkiye ve Ermenistan son dönemde normalleşme sürecine girdiklerini açıklarken, iki ülke ticaret, turizm ve politika konularında karşılıklı adımlar attıklarını vurgulamıştı. İki ülke arasındaki normalleşme süreci devam ederken, Ermenistan Cumhurbaşkanı Armen Sarkisyan Asia Times’a röportaj verdi, Türkiye ile ilişkilere de değindi.

Sarkisyan, yaptığı açıklamada, “Türkiye’nin mülteci konusunda Avrupa’yı rehin tuttuğunu” söyledi. Sarkisyan, “Türkiye’de bulunan milyonlarca mülteci Avrupa Birliği’ne karşı kullanılıyor. AB, Türkiye’deki mülteciler için milyonlarca euro ödüyor. ” dedi.

Ermenistan ile Türkiye arasındaki ilişkilerin normalleşmesi hakkında da konuşan Cumhurbaşkanı Sarkisyan, bunun “karmaşık bir konu” olduğunu söyledi.

‘TÜRKİYE’Yİ BİRÇOK KEZ ZİYARET ETTİM’

Cumhurbaşkanı, “Ermenistan ile Türkiye arasındaki ilişkilerden bahsetmişken, Ermenistan ve Türkiye’nin uzun bir geçmişimiz olmadığını düşünüyorum. Osmanlı İmparatorluğu’ndaki Ermenilerle, Türkiye’deki Ermenilerle ilgili uzun bir geçmişimiz var ancak Ermenistan ve Türkiye’nin tarihi kısa, 1920’de birinci Ermenistan Cumhuriyeti ile Türkiye arasında bir savaş vardı” dedi.

Sarkisyan sözlerini, “İlişkilerin ikinci kısmı, üçüncü Ermenistan Cumhuriyeti’nin ilan edildiği 1991 yılına ait. Bugün ise iki ülke arasında hiçbir ilişki yok. Türkiye’ye birçok kez seyahat ettim. Üniversiteleri ziyaret ettim, büyük konferanslara başkanlık ettim, Koç’ta ve diğer üniversitelerde ders verdim” ifadeleriyle sürdürdü.

‘İLİŞKİLER HOŞGÖRÜ İLE DÜZELİR’

Türkiye ve Ermenistan arasındaki bugünkü normalleşme sürecine de değinen Sarkisyan, “İlişkileri şimdi nasıl iyileştirebiliriz? Fransa ve İngiltere, Fransa ve Almanya gibi diğer ülkelerin deneyimlerine bakalım. Yüzyıllardır birbirlerini yok ediyorlardı; ama sonra bir şeyler değişti, büyük felaketler ve trajedilerden sonra herkes bu nefretten bir çıkış yolu olduğunu anladı. O da hoşgörüydü.” dedi. Sarkisyan, “Avrupa’da hoşgörü olmasaydı, Avrupa şimdi dağınık bir yer olurdu. Bütün bunları bir kenara bıraktılar ve sonra birbirlerine tahammül etmeye, birbirlerini kabul etmeye ve sonra diyalog kurmaya başladılar” dedi.

Röportajda Türkiye ve Ermenistan ilişkilerinin geleceği üzerine bir soru sorulması üzerine Sarkisyan, “Birbirini sevmeyen iki birey, iki aile, iki ulus, iki devlet arasındaki ilişkileri normalleştirmenin bir faydası olmadığını söyleyen var mı? Tabii ki değil. Ancak her normalizasyon en az iki yönlüdür veya iki oyuncu gerektirir. Bu tür bir normalleştirme, belirli bileşenlere ihtiyaç duyar.” ifadeleriyle sözlerine başladı.

AZERBAYCAN FAKTÖRÜ

Sarkisyan, “Karabağ sorunu tam olarak çözülmeden Türkiye ve Ermenistan yakınlaşmaya başlamıştır. Ermenistan ve Azerbaycan arasında savaş sürerken, Azerbaycan ve Türkiye kardeş millet olduklarını ilan ederken Türkiye’nin Ermenistan ile ilişkilerini nasıl normalleştirebileceğini biri bana kanıtlayabilir veya açıklayabilir mi?” dedi.

“Ermenistan ile Azerbaycan arasındaki ilişkiler normalleşmemişken, Azerbaycan neden Ermenistan ile Türkiye arasındaki ilişkileri normalleştirmeyi kabul etsin?

“Bu denklemde dördüncü bir oyuncu var ve o dördüncü oyuncu Ermeni milleti. 1915’te yaşananlardan sonra hiçbir başkan bu insanlar adına, öldürülen ya da hayatta kalan büyükanne ve büyükbabalar adına müzakerelere devam edemez.” dedi.

‘TÜRKİYE, AVRUPA’YI REHİN ALIYOR’

Sarkisyan, sözlerini “Dolayısıyla Türkiye ile müzakere etmeden önce Ermenistan devleti ile diasporası arasında diyalog olmalıdır. Bu ilişki çok daha karmaşık bir konudur. Ermenistan ve Türkiye arasındaki ilişkilerden bahsettiğinizde, Ermenistan ve Türkiye’nin uzun bir geçmişi olmadığını düşünüyorum. Osmanlı İmparatorluğu’ndaki Ermenilerle, Türkiye’deki Ermenilerle ilgili uzun bir geçmişimiz olabilir” ifadeleriyle sürdürdü. Sarkisyan, bugüne kadar dünyadaki tüm sorunların ‘hoşgörü’ ile aşılabildiğini belirtirken, iki ülke arasında da ilişkilerin bu bağlamda şekillenebileceğini belirtti.

Sarkisyan,”Türkiye, birkaç milyon mülteciyi Avrupa Birliği sınırında tutarak Avrupa’yı rehin alıyor. AB de bu mülteciler için milyarlarca euro ödüyor.” dedi.